Küçük Asyalı göçmen, bu diyarda kafa tutmak için her yolu denerken kendini daha ilk görüşte koca yaraklı bir adamın kucağında bulur. Üstüne bindiğinde gözyaşlarıyla acıyı bastırıyor ama içine giren devasa organın hazzı da tüm hücrelerini titretiyor. Götü genişledikçe genişliyor, amacını aşan bir dolgunluğa ulaşıyor ve her darbe zihnini bulandırıyor. ''Devam et'' diyor olmasa da bedeninin her zerresi bu dayanılmaz zevke teslim olmuş durumda. Yorgun ve darmadağın olmuş vaziyette, hayatında ilk kez bu kadar sınırların ötesinde bir deneyim yaşadığını kabul ediyor.